artık sevemiyorum, özleyemiyorum, hissedemiyorum ve alışamıyorum.

Özlemek gibi mesela. Biraz da özlenmek gibi. Ama herşeye rağmen hissetmek bazı şeyleri, önemsemek ve gözlerinin içine bakarak gülümsemek. 

yukarıda saydıklarımı yapabilmek için bi kalp gerekli. ama sıradan bir kalp değil, kimsenin daha fazla eritemeyeceği, saf altından bir kalp gerekli. 

Benim bir zamanlar altından yapıldığına inandığım mükemmel bi kalbim vardı. Kimseyi kıramazdım mesela, üzemezdim. Hayır demeyi beceremediğimden değil, ben istesem bile kalbim buna izin vermezdi.

Ve sonra biri çıktı karşıma..

Hayata dair bildiğim bütün doğruları yıktı. Benim doğrularım hiç bu kadar kökten, hiç bu kadar hızlı değişmemişti. Kalbimden ne kadar iyilik varsa, tek bir hamleyle sildi attı. Hani bazıları gelir ve HAYATINIZI SİKER ya.. işte tam karşılığı buydu yaşadığımın.

İçimde en ufak sevgi kırıntısı dahi kalmamıştı. Onunla birlikte herşeye olan bakış açımı değiştirdim. Artık sevmiyor, özlemiyor, alışmıyordum. En önemlisi de dokunabiliyor ama hissedemiyordum. 

Beni buna sen zorladın güzel kadın. Yaşadığım ne varsa, yaşattığım ne varsa artık arkasında duramaz oldum. Gitmeme hiçbir neden yokken, bana gitmem için binlerce sebep verdin. Bana binlerce duyguyu tattırdın ve belki de kalbimi hiç olmadığı kadar hızlı attırdın. 

Ve sen güzel kadın.. Bıraktığın enkazla gurur duyuyor musun bilmiyorum. Tekrar söylüyorum. Ben artık hissedemiyorum. Sevemiyorum, özleyemiyorum, gülemiyorum ve ağlayamıyorum da. Karar veremiyorum ve karar veremediğim için vazgeçişlerimde olmuyor artık. Heyecanlanamıyorum ve korkamıyorum da.. Kimseye acımıyorum ve kimse tarafından önemsenmek istemiyorum.

Sen bilmezsin, senin adının yazılı olduğu bir kağıt parçasıyla uyurdum ben geceleri. Fotoğraflarınla zerre gram ilgilenmedim, ve bir gün olsun güzelliğine hayran olmadım..

Ama sen de farklı bişeyler vardı güzel kadın. Diyorum ya, kaç kişi ismini bi kağıt parçasına yazıp geceleri onunla yatmıştır.

Ben söyliyim, hiç kimse..

Ama şimdilerde durum çok farklı. Belki de hayatın bana verdiği bütün krediyi seni severek harcadım. Ben olmasam da hayatında mutlu ol demicem. Çünkü ben senin yüzünden her gün mutsuz oldum güzel kadın. Her gün bişeylerin hesabını sordum kendime, ve cevap vermekten kaçındım.

Adını bile sildim artık, her yerden. her şeyden. 

Ben artık sevemiyorum, özleyemiyorum, hissedemiyorum, alışamıyorum ve üzülemiyorum. Ama sana tek bir konuda teşekkür etmek istiyorum;

Artık kusursuz vedalar edebiliyorum.

vox.

twitter.com/voxventi
voxventi.tumblr.com
facebook.com/bugra.senturk 

büyük yanlışlar yapmadan, büyük kayıplar yaşayanlardanız.

Hayatım boyunca geçirdiğim en berbat salı günüydü diyebilirim. Hani yataktan kalktıktan sonra nasıl hissedersen öyle gider derler ya, bu salı daha ben uyanmadan bütün negatifliğiyle çökmüştü üzerime. Salıları severdim aslında, benle bi alıp veremediği olmazdı hiç. Bi çok güzel anımızda vardır kendileriyle ama bu salı, sanki birşeylerin hesabını sormak ister gibiydi.

Hayatım boyunca bir çok yanlış yaptım ama yaşadığım kayıplar yaptığım yanlışlardan çok çok daha fazlaydı. Bazen istemeden sevdiğiniz insanları kaybedebilirsiniz. Bense bu konuda bi dünya markasıyım çünkü bu konuda olasılık takısı benim için fazla. Ben kesin olarak herkesi kaybediyorum.

Siz hiç sevdiğiniz kadının gözlerinin içine bakarak, haklı oldugunuzu anlatmaya calıstınız mı ? Ben dün gece çalıştım. Tartışmayla başlayan gün, ardından tatsız bi canlı yayın ve inanılmaz bi yanlış anlaşılma sonucu sevdiğim dediğim insanın kırılmışlığı. Sizin anlayacağınız hayatın bana karşı yaptığı triple-double lardan biri.

Hepsini tolere ettim etmesine de, bazen haklıyken derdinizi anlatamıyorsunuz ya. İşte en çok o koyuyo adama. Sizi oldugunuzun dışında bambaşka biri olarak görüyolar. Ben zaten genelde ilişkilerimde duygularını belli edemeyen, soğuk bi adamım. Ama dün gece yaşananları düzeltmek için elimden gelen herşeyi yaptım. Elimden gelenin fazlasını bile yaptım.

Ayrıntıları anlatmak içimden gelmiyor ama bazen çok çaresiz kalıyor insan. Ki ben herşeye çözüm bulabilecek kadar zeki bi adamım, çözülmez denilen bi çok sorunun altından inanılmaz geri dönüşlere imza atarak çıktım. Bunun altından kalkamıyorum, ne yapacağımı bilmiyorum.

Bu gece sesini duymadan uyumak zorunda kaldım. Umarım sesini duymadan uyuduğum ilk ve son gece olmuştur. Umarım hayat benle uğraşmaktan sıkılmış, kafayı başka şeylerle bozmuştur.

dipnot: ben aşık olabilen bi adam değilim ama ilk kez bu kadar yakınında dolaşıyorum.

sevgiler.

vox.

twitter.com/voxventi
voxventi.tumblr.com
facebook.com/bugra.senturk 

Biraz hatrım varsa eğer;

Diye giriyorum söze. Direk başlıkta belirtmek istemedim durumu. Çünkü insanlar başlığa göre daha fazla önem verirler, okumak için heveslenirler ve ben kendi acımdan size merak değil, ders çıkarmanız adına bunları anlatacağım.

Bugün babamı kaybedişimin 4. yılı. Varlık kavramını benimseyen her insan, yokluğa da alışabilir, buna lafım yok. Yani alışmadım diyemem. Ölüme alışmadım diyen herkes bi nebze yalan söyler çünkü insanoğlu her türlü acıya alışabilecek şekilde yaratılmıştır.

Bu yazıyı yazıyorum çünkü etrafında Bayramlardan şikayet edenler var. Evet ben de öyleyim. Hayatımın hiçbir evresinde bayramlardan zevk almadım. Ancak bu şikayeti ailelere taşımak çok ama çok yanlış.

Her zaman şunu söylerim;

Birşeyden şikayet etmeden önce, başkalarının ona sahip bile olamayacağını düşün. Eğer böyle düşünürsen, şikayetlerin sabıra, sabırlarınsa hayata teşekküre dönüşür. Yaşadım, biliyorum. Yani eminim.

Kesinlikle duygusal bi boyuta taşımadan yazıyı bitireceğim ancak insanoğlu en sonunda yalnız kalıyor ve yalnız kalmanıza henüz var diye, içinde bulunduğunuz anın tadını çıkarmamazlık yapmayın.

Çünkü yıllar sonra, keşke diyor insan. Ve hayatınız boyunca hiçbir şey, o keşke kadar koymuyor insana.

O yüzden biraz hatrım varsa eğer;

Şikayet etmeyi bırakın. Yarın annenize, babanıza, kardeşlerinize bir ayrı sarılın. Onlarla olduğunuz için kesinlikle mutlu olun.

Hayatta herşeyin yeri dolabilir, doldurabilirsiniz. Çünkü insan mükemmel bir iradeye sahiptir, eğer gerçekten istiyorsa mükemmel işlere imza atabilir. Ancak bir insanı kaybettiğinizde asla yeri dolmayacak, asla geri gelmeyecek. Bunu unutmayın ve gerçekten biraz hatrım varsa;

bu yazıyı okuyan herkes yarın ailesine benim için bir ayrı sarılsın.

İyi bayramlar, sevgiler.

voxventi

twitter.com/voxventi

Bir bütün olarak, yalnızlıktan yaratıldığıma inanıyorum.

Evet dostum, bir bütün olarak yani tamamiyle yalnızlıktan yaratılmış olmalıyım. Olmalıyım çünkü yalnızlıkla iyi anlaşıyorum.

Ve itiraf etmeliyim benimki sıradan yalnızlıklar gibi değil. Biraz daha farklı. Güçlendirilmiş, sınıf atlatılmış bi’ yalnızlık. Ve benim yalnızlığımı özel kılan sadece kalabalıklara rağmen olması değil.

Bir çoğunuz yalnızlıkla dertleşemez mesela. Ama ben her sabah kalktığımda aynaya bakar, kendime değil yalnızlığıma hatrını sorarım.

Bugün diye başlarım söze;

- Bugün hiç birilerine ihtiyaç duydun mu sevgili yalnızlık ?

Cevabını bildiğiniz soruları sormak bile dostluğunuzu pekiştirir bazen. Hayır, kimseye ihtiyacı yoktur yalnızlığın. Sadece ama sadece size ihtiyacı vardır. Onunla geçirdiğiniz her saniye, onu besler büyütürsünüz. Bazen birlikte hayaller kurar daha da fazla yalnızlığa gömülürsünüz.

Dostlarınız vardır, arkadaşlarınız vardır. Ama hiç biri bir yalnızlık değildir. Çünkü yalnızlık bir nevi sessizliktir. Sessizlik sizi dinler. İnsanlarsa asla dinlemez, sadece dinliyormuş gibi görünürler.

Kısa kesmek istiyorum, çok iyi yazamasam da birgün geriye dönüp baktığımda yalnızlıktan ne kadar zevk aldığımı hatırlamak güzel olur diye buraya not düşüyorum.

Evet, birçoğunuz yalnızlığımın ne özelliği olduğunu anlamadınız biliyorum. Sadece şunu bilin yeterli;

Ben amaçsız birliktelikler yerine, gurur duyulacak yalnızlıkları tercih ediyorum.

Sevgiler.

vox.

Geçmişle yaşamak, en ağır ruh hastalığıdır. Eğer yenemezsen, asla yeni bir gelecek yazamazsın.

(Kaynak: twitter.com)